- Ohr
- Ohr <-(e) s, -en> [o:ɐ] ntkulak;die \Ohren spitzen kulak kabartmak; (Tier) kulaklarını dikmek;jdm sein \Ohr leihen birine kulak vermek;es ist mir zu \Ohren gekommen, dass ... ... kulağıma geldi [o çalındı];mir dröhnen/sausen die \Ohren kulaklarım uğulduyor;ganz \Ohr sein kulak kesilmek;ich bin ganz \Ohr kulağım sende [o sizde];mit halbem \Ohr zuhören yarım yamalak dinlemek;sich dat die \Ohren zuhalten kulaklarını tıkamak;ihm die \Ohren klingen (fig) kulağı çınlamak;etw noch im \Ohr haben bir şey hâlâ kulağında olmak, bir şeyi duymuş olmak;lange \Ohren machen (fig) o (fam) kulak vermek;jdm die \Ohren lang ziehen (fig) o (fam) birinin kulağını çekmek;seinen \Ohren nicht trauen (fam) kulağına inanmamak, kulaklarına inanamamak;jdn übers \Ohr hauen (fig) o (fam) birine kazık atmak, birini kazıklamak;schreib dir das hinter die \Ohren! (fam) bu sözümü kulağına küpe et!;etw geht zum einen \Ohr rein, zum anderen wieder hinaus (fig) o (fam) bir şey bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak;viel um die \Ohren haben (fam) işi başından aşkın olmak;bis über beide \Ohren verliebt sein (fig) o (fam) sırılsıklam âşık olmak, körkütük âşık olmak;die Situation/die Arbeit wächst mir über die \Ohren (fig) durumla/işle başa çıkamıyorum artık;sich aufs \Ohr legen (fig) o (fam) kafayı vurmak;von einem \Ohr zum anderen strahlen (fam) ağzı kulaklarına varmak;es faustdick hinter den \Ohren haben (fig) o (fam) anasının gözü olmak
Wörterbuch Deutsch-Türkisch Kompakt. 2015.